‘Namus’ filmi Pakistan’da gösterilirse

 

 

Toplumun ‘namus’ algısı ile çocukları arasında sıkışan bir ailenin dramı ‘namus adına cinayetler’ listesinin başındaki ülkede gösterilirse nasıl tepkilerle karşılanır? ‘Die Fremde’ (Ayrılık) filminin yönetmeni Feo Aladağ bu deneyimi Pakistan’da yaşadı.

Sibel Kekili, Derya Alabora, Settar Tanrıöğen ve Ufuk Bayraktar’ın rol aldığı ‘Die Fremde’ filmi Pakistan’ın Lahore kentinde düzenlenen Alman Film Festivali’nde gösterildi. Alman Spiegel dergisinin muhabiri Hasnain Kazim’in izlediği gösterime katılanlar oldukça farklı tepkiler verdi. Oscar aday adayı olan film, şiddet gördüğü evlilikten kaçıp Almanya’daki ailesine sığınan Umay’ın (Sibel Kekili) hikayesini anlatıyor. Artık kendi kararları doğrultusunda şiddetsiz bir hayatı yaşamak isteyen Umay’ın destek beklediği ailesi bazen gelenek olarak ifade edilen, ama aslında ataerkil zihniyetin en somut göstergelerinden olan ‘namus’ algısına hapsoluyor. İşte değişik ülkelerde katıldığı festivallerden ödüllerle dönen bu film bu kez ‘namus’ adına en fazla cinayetin işlendiği Pakistan’da gösterildi. 

Seyircilerden ilginç tepkiler 
Filmin bir sahnesinde Umay, Derya Alabora’nın canlandırdığı annesine sevdiği adamla evlenmek zorunda olduğunu, bebek beklediğini söylüyor. O esnada Lahore’deki Ulusal Sanatlar Koleji’ndeki seyircilerden sesler yükselmeye başlar. Evli olmayan bir kadının hamile kalması bir tabu. Anne için o an dünya yıkılır. Boş bir bakışla „Mahvolduk“ der. İşte seyirciler burada alkış çalar. Kürt kökenli yönetmen ve senarist Züli Aladağ ile evli Avusturyalı yönetmen Feo Aladağ, filmi ile Türkleri ve İslam’ı yargılamak istemediğini söylüyor. Bundan ziyade tutucu, geleneklere endeksli bir toplumun üyelerine dayattığı baskıları, bu baskıların hem mağdur hem de failleri nasıl parçaladığını göstermek istediğini ifade ediyor. 

‘Sorun İslam değil’ 
Filmin gösterimi bittiğinde seyircilerin çoğu salonu terk edip, yönetmenle tartışmaya katılmıyor. Genç bir erkek söz hakkını isteyip „Neden İslam’ı kötülüyorsunuz? Neden bu kadar klişelerle dolu bir resim çizip Müslümanları geri insanlar olarak yansıtıyorsunuz?“ diye soruyor. Sorunun İslam olmadığını söyleyen yönetmen, seyirciyi ikna edemeyince farklı bir örnek veriyor: „Kısa bir süre önce koyu Katolik bir aileden gelen Fransız bir gazeteci benimle röportaj yaptı. Söyleşinin sonunda aniden ağlamaya başladı. Filmin ona kendi babasını hatırlattığını söyledi. Boşanmak istediğini ancak babasının ‘Bunu yaparsan bizimle alakan kalmaz’ dediğini anlattı.“ 

Filminin hikayesini anlatırken parmağı kimseye yönetmediğini belirten Feo Aladağ, bundan birkaç yıl önce Uluslararası Af Örgütü için kadına yönelik şiddete karşı kısa filmler çekerken filme karar vermiş. Dünyanın dört bir yanında toplam 45 festivalde gösterilen ‘Die Fremde’ şimdi ise ‘En iyi yabancı film’ dalında Oscar Ödülü için yarışıyor.