'Yangın Var' önyargıları kıracak…

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon’un Çayırbağı beldesine hibe ettiği itfaiye aracının hikayesinin anlatıldığı “Yangın Var” filminin Diyarbakır galası yapıldı.Film ekibinin söyleşi sırasında duygulu anlar yaşadığı filmin, halklar arasındaki önyargıların kırılmasına vesile olması dilendi.

Murat Saraçoğlu’nun yönettiği bir yol komedisi olan Yangın Var filminin Diyarbakır galası Ninova Alışveriş Merkezi’nde yapıldı. Üç sinema salonunda gösterilen filme ilgi yoğundu.

Filmin yapımcısı ve senaristlerinden Koray Çalışkan, yönetmen Murat Saraçoğlu, oyuncular Nesrin Cavadzade, Osman Sonant ve Hakan Karsak’ın geldiği galaya; BDP’li yöneticiler, işadamları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve kentte sinemaya ilgi duyan birçok kişi katıldı.

Diyarbakır’dan Trabzon’a aşkı stepnesine alarak; Kürt sorununa mizahi bir dille yaklaşan, 1200 kilometrelik yol boyunca dilin, iklimin, renklerin değiştiği içten bir komedi olan film ilgiyle izlendi.

Filmin ardından yapılan söyleşide; Yapımcı Koray Çalışkan öncelikle Diyarbakır halkına “bu güzel filmi” kendilerine armağan ettiği için teşekkür ederek, “Onların cömertliği, bu ülkeye dair sevgisi, güzelliği olmasa bu filmi çekemezdik. Diyarbakır olmasa bu film olmazdı” dedi. Yaratıcılığı, cesareti ve kendilerini her zaman desteklediği için Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e teşekkür eden Çalışkan, “Ben uzun süre sayın Baydemir’in başkan rolünü oynamasını istedim ama ‘Yavuz daha iyi oynar’ diyerek kabul etmedi” dedi.

Sanatçıları çiçek vererek kutlayan Baydemir de, “Bu kadar büyük yaşanmışlıklar ve acılar üzerinden hareketle böyle hassas bir konuda kimseyi kırmadan ve incitmeden güzel bir performans ortaya koymak ve bu performansa soyunmak bana göre her yiğidin harcı değil” diye konuştu. Baydemir, “Sizleri yürekten kutluyorum. İnşallah hep birlikte önyargıları kırmaya katkı sunarız. Diyarbakır halkının kadirşinaslığına ve birlikte yaşama isteğine şükranlarımı sunuyorum” dedi. 

Yönetmen Murat Saraçoğlu sanatın; insanların kalbini yumuşatmak, önyargıları kırmak ve gülümsetmek gibi temel misyonunun olduğunu belirterek, “Bu güce inanıyorum, memlekete de inanıyorum. Umarım daha mutlu şeylerden bahseden filmlerle, hep beraber bir arada oluruz” şeklinde konuştu.

Nesrin Cavadzade ise Diyarbakır’a çok şey borçlu olduğunu söyleyerek, “Çünkü Diyarbakırlı genç bir kadını oynadım ve Diyarbakır film süresince bana çok ilham verdi” dedi. Oyuncu olarak bir komedi filminde olabildiğince hiçbir şey yapmamanın çok zor olduğunu söyleyen Cavadzade, şunları söyledi: “Nesrin olarak Osman’ın gölgesinde kalmaktan ürktüm. Fakat şimdi izleyince aslında şunu sormak istiyorum. Asya gerçekten sustu, çok dokunan meselelerle ilgili susmak durumunda kaldı. Eğer bu suskunluğun içinde yüreğinizde bir his oluştuysa, o suskunluk size geçtiyse ne mutlu bana ki Asya’yı oynamayı becermişim.”

Oyuncu Osman Sonant da Diyarbakır’a gelirken en az filmdeki Koşman kadar önyargılı olduğunu belirterek “Bu önyargıları kırabileceğimi de bilmiyordum açıkçası. Ama galiba Koşman’dan önce ve Koşman’dan daha fazla kırıldı önyargılarım. Diyarbakır olmasaydı ben de biraz eksik kalırdım. Daha fazla Koşman’ın ve daha fazla Asya’nın değişmesi gerekiyor, bu sadece bir başlangıç” diye duygularını ifade etti.

ANF