Van’da ‘buruk ve yalnız’ film festivali!

Bu yıl 1. gerçekleştirilen Uluslararası Van Gölü Film Festivali dün akşam start aldı. 16-22 Aralık tarihleri arasında yapılacak festivalin jüri başkanlığını yönetmen Yeşim Ustaoğlu üstlenirken, bu yıl için sadece Van ili gözetilerek, “Van İçin …” adı ile konsept teması oluşturuldu. Festivalde 14 film ‘İNCİ KEFALİ SİNEMA ÖDÜLLERİ’ için yarışacak. Depremin vurduğu kentte festival heyecanını buruk şekilde yaşayan Vanlı sinemaseverler kış mevsiminde gerçekleştirilen festivalin zamanlama konusunu eleştirirken, festival yetkilileri ise kentteki resmi kurumların bürokratik çekişme nedeniyle festival için destek sunmadıklarını ve yalnız bırakıldıklarını dile getirdi. 

Barış ve Sinema Derneği ile Bajar Kültür Sanat Danışmanlığı ortaklığında ilk kez bu sene düzenlenen Uluslararası Van Gölü Film Festivali, dün akşam Van Kültür Merkezi’nde düzenlenen kokteylin ardından bu yıl Mayıs ayında hayatını kaybeden genç yönetmen Seyfi Teoman’ın ‘Bizim Büyük Çaresizliğimiz’ filminin özel gösterimiyle başladı. Bir hafta sürecek festivalde birçok film gösterimi ve seminerler düzenlenecek. Festival kapsamında planlanan atölye çalışmalarının ise mekan sıkıntısı ve teknik yetersizlik nedeniyle bu yıl gerçekleştirilmeyeceği belirtildi. 

Jüri başkanlığını yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun üstlendiği ve 14 filmin yarışacağı festivalde ‘İNCİ KEFALİ SİNEMA ÖDÜLLERİ’ kapsamında uzun metraj filmler için 1., 2. ve 3. ve mansiyon belirlenerek plaket ve para ödülü verilecek. “En iyi yönetmen”, “en iyi erkek oyuncu”, “en iyi kadın oyuncu”, “en iyi senaryo”, “en iyi görüntü yönetmeni”, en iyi film müziği”, “en iyi sanat yönetmeni” dallarında da plaket verilecek. 

Festival Genel Koordinatörü Bager Oğuz Oktay, festivale hazırlanış sürecini ve bundan sonraki gelecek festival planlarıyla ile ilgili ajansımıza değerlendirmede bulundu. 

Festivali düzenleme amacının Van ilinde sanatsal etkinlikleri ve sinema faaliyetlerini arttırmak, yöre halkına hem etkinlik kapsamında yapılacak atölyelerde sinema bilinci ve algısı kazandırarak sinema izlemeye teşvik etmek hem de çeşitli film gösterimleri ve seminerlerle sinemaya yakınlaştırarak kültürel alanda aktif hale getirmek olduğunu dile getiren Oktay, sinema sanatçılarının festival için Van ilinde toplanmasını sağlayarak şehrin uluslararası alanda prestijini ön plana çıkarmak ve şehrin kültürel anlamda değerini ortaya koyarak sürekli hale gelebilecek bir kültür ağı içine dâhil etmek olduğunu vurguladı. 

‘SAHİPSİZ’ FESTİVAL!

Ağır kış koşullarının yaşandığı Van’da ilk kez kentte gerçekleşen festival ile mutlu olan Vanlı sinemaseverler, festivalin zamanlamasının yanlış olduğunu dile getirirken festival yetkilileri ise etkinliği Eylül ayında yapmak üzere planladıklarını ancak Kültür Bakanlığı’nın olumsuz yaklaşımı nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ettiler.

Festival için resmi kurumlar tarafından yalnız bırakıldıklarından yakınan Oktay, festivalde yaşanan sıkıntıları da şöyle anlattı: Başta Kültür Bakanlığı olmak üzere resmi kurum ve kuruluşlardan gerekli desteği göremedik. Kültür Bakanlığı’na fon için başvuruda bulunduk fakat bize fon desteği verilmedi. Van’da ise valilik ve belediye de bize gerekli desteği vermedi. Bürokratik çekişmenin ortasına düştük. Aslında Belediye Başkanı Sayın Bekir Kaya tutuklanmasaydı mutlaka bize destek verirdi, bizi yalnız bırakmazdı ama maalesef kendisi şuan tutuklu. 

HALK BETON BİNA DEĞİL, FİLM İZLESİN

Geleneksel hale getirilecek festivalle birlikte kent gençliğine farklı bir ufuk kazandıracaklarını belirten Bager Oktay sözlerini şöyle tamamladı: Van geçen yıl büyük bir deprem yaşadı, büyük acı yaşayan halka bir nebze de olsa moral vermek istedik. Van ili büyükşehir oldu ama sadece 2 tane sinema salonu var ve bu salonlardan biri ilgisizlikten yakında kapanacak. Biz aslında Eylül ayında yapmayı planlıyorduk ama Kültür Bakanlığı’nın fon desteği vermemesi nedeniyle bu zamana kaldı. Bundan sonraki festivalleri Eylül ayında yapacağız. Van’da gençlere sinemayla yeni bir ufuk açmak istiyoruz. Van’a baktığınızda kahvehaneler ağzına kadar dolu. Bu festivalin kültürel bir olaydan çok artık bir sosyolojik boyutu var. İnsanlar kentte sadece beton bina izliyorlar. Kentte yeni yapılan inşaat binalarını izliyorlar. Biz insanlarımıza bina değil, film izlettirmek istiyoruz.

ANF