Film Eleştirileri

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

TATLI BELA

10-01-2014 Hits:2043 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

TATLI BELA

Selma Cavuldak- Sinema Dicle Yeni filmimiz 2000 yapımı,erin brockoviç in gerçek yaşamından beyaz perdeye aktarılmış başarılı ve azimli sıcak öyküsüyle izlenmeye değer bir film. Başrol oyuncumuz güzeliği ve çektiği filmlerde kadın konulu...

Read more

Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!

19-11-2013 Hits:4914 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!

“Yalan söyleyin. Mutlaka inanan çıkar. Yeterince sık söylenen yalan, sonunda gerçek hale gelir.”(Hitler'in propaganda bakanı Goebbels)ARDÎN DÎREN- Sinema DicleBasın ve medyanın tarihsel süreç içinde her ülkede, bulunan koşullara göre farklı şekillendiği...

Read more

Masalsı bir öykü: Jîn

09-11-2013 Hits:3621 Sadık Bağadur Administrator - avatar Administrator

Masalsı bir öykü: Jîn

Sadık Bağadur- Sinema Dicle Türkiye’de ve Kürdistan’da çekilen politik filmlerin olumlu ve olumsuz tepki toplayan bir çok örneği olduğu şüphesiz. Ama İzlediğimiz bu tarz filmlerde, senaristin hayal dünyası ve yönetmenin çekim...

Read more

RÛMETA MİROVAHİYÊ WÊ ÎŞKENCÊ TÊK BİBE!

07-11-2013 Hits:2041 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

RÛMETA MİROVAHİYÊ WÊ ÎŞKENCÊ TÊK BİBE!

ARDÎN DÎREN- Sinema Dicleey pakrewaney xwîn-şêrînê biqasî tehma dirrîreşkaney di şerran de cirrnexweşê biqaskurîbeşkante çermê xwe rakişandiye ji dêvla meşkante xwîna xwe kil kiriye bi ser xistiye rûnê azadiyan(Rênas Jiyan)Siwarê...

Read more

JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!!

05-11-2013 Hits:1853 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!!

ARDÎN DÎREN-Sinema DicleBêguman jiyana gerila û gerîlatiyê ji gelek mirovan re tiştek bi efsûn û têr meraq e. Çiya û jiyana çiya ji zafek mirovan re bu ye kul û...

Read more

MOEBÎUS: QÎRKİRİNEK Lİ SER ZAYENDİYÊ

20-10-2013 Hits:1900 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

MOEBÎUS: QÎRKİRİNEK Lİ SER ZAYENDİYÊ

ARDÎN DÎREN-Sinema Dicle                                       " Zîhn, weke çiyayekî ji bûzê ye. Tenê ji hefta...

Read more

SABIR TAŞI

20-10-2013 Hits:2299 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

SABIR TAŞI

Selma Cavuldak-Sinema Dicle    Yeni filmimiz Afganistan sinemalarından,2012 yapımı film Atiq Rahimi nın romanından uyarlanmıştır.Kitap 2005 te kocası tarafından öldürülen ,25 yaşındaki Afgan şair Nadya Encüman anısına yazılmıştır.Başrol oyuncumuz güzelliğiyle...

Read more

3 İDOİT

10-05-2013 Hits:4044 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

3 İDOİT

  Selma Cavuldak - Sinema Dicle   Yeni filmimiz 2009 Hint sinemalarından,yönetmenliğini Rajkumar Hirani nin yaptığı,başrol oyuncusu Amharr Khanin klasikleri arasına giren en iyi gişe yapmış hit filmidir.  Filmimiz mühendislik okuyan üç arkadaşın...

Read more

Özgür olmalı ruhun, tıpkı bedenin gibi

13-04-2013 Hits:3353 Non Serviam Administrator - avatar Administrator

Özgür olmalı ruhun, tıpkı bedenin gibi

  Non Serviam-Sinema Dicle Sıcak bir çayı yudumlarken, düşünüp gitmek, sessizce duran yüzünün derinliklerine… Yaralar alarak, yudumlak çayı….   Birazda sen ağla , diye haykırıyor  şimdilerde bir adam ,taa derinlerden…. Yüzüm baharlara kuş  … Hüznüm ise  dağlara...

Read more

2000 Metrede Dogulu Heidi

 

                                                                                  

 Badin Kamay-Sinemad Dicle

Dede:

-nereden geldiysen oraya git.

Kiz :  

    -dede lütfen kalmama izin ver.ben hamileyim.(bu sözleri söyleyen kiz , bir yandanda gururundan olacakki 2000 metre yükseklikteki o dag köyünden uzaklasmak icin kapi esigiden cikip uzaklasmaya yeltenir.vadilerden gelen kurt ve baykus sesleri  hem onu yavaslatir hemde dedenin bir gecelikte olsa kizi alikoymasina sebebiyet verir.ve film baslar....)

 

iki bin metrede bir film cekeceginizi düsünün.karlarla kapli bir köyde,yakin ve uzakda bu yükseklikte yanlizliginizi bozacak herhangi bir seyin olmadigini,bulungunuz mekanda yanlizliginizi bozacak tek seyin yine kendiniz oldugunuzu.kimsenin olmadigi bir adaya düsmek gibi gibi birsey olur kuskusuz bu.tek farkinin,etrafin sularla degil yine karalarla kapli oldugu bir ada.

 

Cemal san in erzincanda     2009        tarihinde 2000 metrede cekmis oldugu bu film sehir insanin yanlizlik ve doga ile tekbasina kalmak özleminden kaynakli oldugunu düsünmek yanlis olur kuskusuz.ama yinede izleyen kisinin ruh dünyasinda  kimsesiz bir dag köyüne yerlesip yasama istegini isleyen bir filmi  toplumsal bir trajedi  olmadan isleyemezsiniz bu topraklarda.Hem islesen bile;eminim izleyici o tek basina bir karakterin oldugu dag köyünü ele aldiginiz filmi izlediginde,her sahnede aha simdi asker basacak köyü ,aha simdi gülen yüzleriyle gerillalar girecek iceri diye düsünüverir.izleyici bu gerceklik disinda,henüz baska bir fantaziye alisamadi o daglarda.zaten 2000 metrelik bir dag köyünde ancak,köyünüz bosaltilip yakilmissa yanliz kalabilme sansiniz vardir.filmdeki dedemiz tamda böylesi bir sebepten dolayi o dag basinda yapayalnizdir.

 

Fotografla ilgilenen biri olarak,son 5 yildir bir cok fotografcilik ptalformunu izleme, orada kendi fotograflarimida paylasma imkanim oldu.bu paylasim platformlarinda bir cok izlenesi fotograf sanatcisinin fotograflarini izleme sansinin yaninda,oldukca amatör ve kötü fotograf ve fotografciyidi izleme imkanim oldu.kimi zaman öyle fotograflar vardiki fotograf teknigi anlaminda kayda deger hicbirsey ifade etmiyordu.ama yinede bu bir cok amatör foto karelerinin bir cogunda yakalanan an .öykü o kadar degerli gözüküyorduki ,kullanilan kötü ve yetersiz teknigi düsünmeye zaman bile kalmiyordu.nihayetinde fotograf sevelerin bu tür öyküsü güclü fotograflara iliskin yaptigi kisa yorum genelde söyleydi.

 

    -teknik anlamda kötü ama isledigi öykü anlaminda izlenisi bir fotograftir.

 

Yönetmen cemal san in kamuoyunca pek taninmayan filmi ´´ACI´´ icinde bunu söylemek mümkün.

 ´´ACI´´ Filmi öyküsü anlaminda izlenilesi bir filmdir herseyden önce.(bu arada filmde cok sevdigim bir karede oldu.bu kare nin filmin afisi haline getirildigini filmi filmi izledikten sonra anladim.BU KARE:sevdigi adamin öldürüldügü haberini duyan kizin karlarin icinde ,kökünden koparilan bir agac  gibi devrilip karlara gömüldügü anin karesiydi.)

 

Şan, “Acı, sinema filmini çekmeseydim, ömrümde bir daha hiçbir zaman sinema yapmayacaktım” demis. yine  Acı’da bir dede ile torunu arasında geçen çok kişisel bir hikâye anlattığını söyleyen Şan, Erol Demiröz’ün canlandırdığı karakterin aslında kendi dedesi olduğunu, dedesinin hikâyesini peliküle aktarmakla huzura kavuştuğunu belirtmis.(peliküle:1:Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film.2:İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı )

 

Aci dolu yanlizligina tümüyle alismis olan dede ( erol demiröz) torununun ilk baslarda yanlizligini paylasmasina izin vermesede,ikna olur.dumani tütmez evlerin en azindan birinde isik ve duman artar böylece.filmin baslarken icinize düsürdügü kaskati,cemed kesmis yanlizlik duygusunu bir sicaklik sarar.kisa bir sürelikte olsa islerin bundan sonra düzelecegine erol demiröz gibi sizde inanmaya baslarsiniz.hani biraz zorlasaniz bir dogu heidisimi doguyor diye düsünebilirsiniz.öyle bitmiyor tabi film.peki nasilmi bitti?

 

Bir tutuklama oldu.sonra bir ihbar.sonra o 2000 metrede soguk bir pusuyla kusatildi isigi cogalmis ev.torun öldürüldü.

 

Öyleya.kimse bu topraklarda 2000 metrede bir dag köyünde yasatilmak istenen yanlizlik fantazisinin önünde engelolamiyacakti,olamazdida.bu,torununuz olsa bile.

 

Pusucular 2000 metrede heidisiz bir dede yaratmislardi.bu seferki ´´torun heidi´´ begenilmedi.tipki ondan öncekilerin begenilmedigi gibi.

 

 

Yönetmen cemal san filmi kime adamis

 

Yönetmen Cemal Şan, son filmi “Acı”yı (2 Ekim’de gösterime girmis), Metris Cezaevi’nde gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren Engin Çeber’e adamis.

 

 

İşçi emeklisi Ali Çeber, “Biliyordum, hissediyordum, Engin’i bir şekilde öldüreceklerdi ancak bunun böyle olmasına bir baba olarak dayanamıyorum. Evet, evlatlarımızı öldürüyorlar, -filme atıfta bulunarak- evde de olda içerde (cezaevi) de olsa öldürüyorlar” dedi. Filmi beğendiğini başıyla onaylayan baba Çeber, bu kez beyazperdede tekrarlanan Acı’dan oldukça etkilenmişti. Durgun ve üzgündü. Ancak her şeye rağmen sessiz sedasız, mağrur ve başı dik çıktı sinemadan. Oğlunun davası, insanlık suçunu işleyenleri belki de ilk kez böyle ayan beyan gözler önüne sermişti. Şimdi zamanını faillerin cezasız kalmaması için mücadele etmeye ayırmalıydı. O, söylemedi ancak biz anladık; “İşkencenin olmadığı bir dünya ve Türkiye için vicdan sahibi herkes, artık ellerini taşın altına sokmalı...”

 

CEMAL SAN KIMDIR

Cemal Şan, Tunceli doğumlu bir yönetmen... O, “Yeni Sinemacılar”ın kurucularından... “Uçurtmayı Vurmasınlar” ve “Piyano Piyano Bacaksız”da yönetmen yardımcılığı, “Dönersen Islık Çal” ve “Işıklar Sönmesin”de senaristlik yaptı. Çektiği “Ali-Sakın Arkana Bakma” ile “Muhallebicinin Oğlu” ise gösterime girmedi. Sonra diziler ve TV filmleri yönetti ardından da Zeynep (kalp), Ali (akıl) ve Dilber (ruh) üçlemesi geldi. (Aşk üçlemesi demek daha doğru olur)

Acı’nın başrollerinde Şan’ın “fetiş oyuncum” dediği Nesrin Cavadzade ve emektar aktör Erol Demiröz var. Azeri asıllı güzel aktris Nesrin Cavadzade’yi geçen yıl “Pazar: Bir Ticaret Masalı”, “Gitmek: Benim Marlon And Brandom” ile “Dilber’in Sekiz Günü’nde” izlemiş ve beğenmiştik. Acı’da da çıkışını sürdürüyor. Erol Demiröz ise Yılmaz Güney-Zeki Ökten ortaklığında kotarılan “Sürü”den (1978) bu yana sinemamız içerisinde yer almış deneyimli bir karakter oyuncusu... Tek kelimeyle Acı için iyi bir seçim. 

Film icin basindan yorumlar

Acı, Erzincan’da iki bin metre yüksekliğindeki bir dağ köyünde kısıtlı imkânlarla çekildi. Zor şartlar ve donma tehlikesi altında... Kendi adıma Acı’yı, lay lay lom filmlerinin peşi sıra çekildiği günümüz sinemasında, tartışılmayı ve izlenilmeyi hak eden bir yapım olarak görüyorum. Bu politik film denemesini, etkileyici, çarpıcı ve gayet başarılı buldum ve iyi de kotarıldığını düşünüyorum. Bunun dışında genel akışı bozmayan birkaç küçük maddi hata, gerçekle uyuşmayan bir iki detay yakaladım. Ancak baba Çeber, bu filmi beğendiyse ve Acı vicdana adandıysa başka söze ne hacet var. Acı’yı izleyin, herkesin izlemezi için de ısrarcı olun. Çünkü acı insanı olgunlaştırır ve tek başına değil hep birlikte göğüslenebilir.                                            (Cumhuriyet Gazetesi-alper turgut)

Cemal Şan’ın kendi dedesinin hikâyesiymiş bu. İşkence kurbanı Engin Çeber’e adamış filmi. Ve “Bu filmi çekemeseydim bir daha sinema yapamazdım” demiş.

Biz de “İyi ki yapmış” diyoruz, içimize oturdu Cemal Şan’ın “Acı”sı. Çok yetenekli oyuncusu Nesrin Cevadzade’nin anlamlı yüzü ve Şan’ın bütün filmlerinde beraber çalıştığı Nail Yurtsever, Engin Arslan ve Cem Tuncer’in içe işleyen müzikleriyle birlikte...

                                                                                             Asu Maro (Milliyet Gazetesi)

Türkiye’nin uluslararası sinema alanındaki başarısı ödüllerle devam ediyor. Cemal Şan, son filmi Acı ile Ukrayna’da yapılan Steps International Rights Film Festivali’nden En İyi Senaryo ve En İyi Müzik ödüllerini aldı. Nesrin Cavadzade ile Erol Demiröz’ün başrollerini paylaştığı filmde, özgürlükleri savunan genç kız Nesrin ile aileyi savunan dede Hıdır’ın hikâyesi, kimlik, tahammül, hoşgörü, kültürel fark ve insani değerler gibi temalar çerçevesinde işleniyor. Acı, Ocak ayında Tahran’da yapılacak olan Fajr Film Festivali’nde Türkiye adına yarışacak.

                                                                                                        (Inter sinema)

 

Röportajlarından anladığımız kadarıyla Cemal Şan da bu acıyı içinde hissettiği için “Acı”yı çekiyor. Böyle bir acıyı duyup da onu haykıramama durumunu tarif ederken, “Çürüme” demiş bir röportajında. Film bizi rahatsız ediyor, paramparça oluyor, karanlık düşüncelere dalıyoruz... Fakat, bir yandan da güç buluyoruz! Dedim ya, “Böyle kıymetli filmleri yapan insanlar var” diye düşünüyoruz. Cemal Şan, yaramızdan giriyor. Hıdır’ın, Engin Çeber’in ailesinin hissettiği acının bir kısmını, ne kadarı mümkünse artık, daha canlı hissediyoruz. Deşilen yara tekrar kanıyor; hacmi, derinliği artıyor, sancısı daha da şiddetleniyor...

                                                                                         (vuslat saracoglu)

 

 

Badin Kamay

02.01.2011 zürih/isvicre