Film Eleştirileri

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

TATLI BELA

10-01-2014 Hits:1548 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

TATLI BELA

Selma Cavuldak- Sinema Dicle Yeni filmimiz 2000 yapımı,erin brockoviç in gerçek yaşamından beyaz perdeye aktarılmış başarılı ve azimli sıcak öyküsüyle izlenmeye değer bir film. Başrol oyuncumuz güzeliği ve çektiği filmlerde kadın konulu...

Read more

Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!

19-11-2013 Hits:3840 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

Başkanın Adamları: Başkanın Köpekleri!

“Yalan söyleyin. Mutlaka inanan çıkar. Yeterince sık söylenen yalan, sonunda gerçek hale gelir.”(Hitler'in propaganda bakanı Goebbels)ARDÎN DÎREN- Sinema DicleBasın ve medyanın tarihsel süreç içinde her ülkede, bulunan koşullara göre farklı şekillendiği...

Read more

Masalsı bir öykü: Jîn

09-11-2013 Hits:2959 Sadık Bağadur Administrator - avatar Administrator

Masalsı bir öykü: Jîn

Sadık Bağadur- Sinema Dicle Türkiye’de ve Kürdistan’da çekilen politik filmlerin olumlu ve olumsuz tepki toplayan bir çok örneği olduğu şüphesiz. Ama İzlediğimiz bu tarz filmlerde, senaristin hayal dünyası ve yönetmenin çekim...

Read more

RÛMETA MİROVAHİYÊ WÊ ÎŞKENCÊ TÊK BİBE!

07-11-2013 Hits:1617 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

RÛMETA MİROVAHİYÊ WÊ ÎŞKENCÊ TÊK BİBE!

ARDÎN DÎREN- Sinema Dicleey pakrewaney xwîn-şêrînê biqasî tehma dirrîreşkaney di şerran de cirrnexweşê biqaskurîbeşkante çermê xwe rakişandiye ji dêvla meşkante xwîna xwe kil kiriye bi ser xistiye rûnê azadiyan(Rênas Jiyan)Siwarê...

Read more

JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!!

05-11-2013 Hits:1516 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

JÎN: Li Mêrsîn'ê çîrokek Qendîl'ê!!

ARDÎN DÎREN-Sinema DicleBêguman jiyana gerila û gerîlatiyê ji gelek mirovan re tiştek bi efsûn û têr meraq e. Çiya û jiyana çiya ji zafek mirovan re bu ye kul û...

Read more

MOEBÎUS: QÎRKİRİNEK Lİ SER ZAYENDİYÊ

20-10-2013 Hits:1503 Ardin Diren Administrator - avatar Administrator

MOEBÎUS: QÎRKİRİNEK Lİ SER ZAYENDİYÊ

ARDÎN DÎREN-Sinema Dicle                                       " Zîhn, weke çiyayekî ji bûzê ye. Tenê ji hefta...

Read more

SABIR TAŞI

20-10-2013 Hits:1817 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

SABIR TAŞI

Selma Cavuldak-Sinema Dicle    Yeni filmimiz Afganistan sinemalarından,2012 yapımı film Atiq Rahimi nın romanından uyarlanmıştır.Kitap 2005 te kocası tarafından öldürülen ,25 yaşındaki Afgan şair Nadya Encüman anısına yazılmıştır.Başrol oyuncumuz güzelliğiyle...

Read more

3 İDOİT

10-05-2013 Hits:3295 Selma Cavuldak Administrator - avatar Administrator

3 İDOİT

  Selma Cavuldak - Sinema Dicle   Yeni filmimiz 2009 Hint sinemalarından,yönetmenliğini Rajkumar Hirani nin yaptığı,başrol oyuncusu Amharr Khanin klasikleri arasına giren en iyi gişe yapmış hit filmidir.  Filmimiz mühendislik okuyan üç arkadaşın...

Read more

Özgür olmalı ruhun, tıpkı bedenin gibi

13-04-2013 Hits:2873 Non Serviam Administrator - avatar Administrator

Özgür olmalı ruhun, tıpkı bedenin gibi

  Non Serviam-Sinema Dicle Sıcak bir çayı yudumlarken, düşünüp gitmek, sessizce duran yüzünün derinliklerine… Yaralar alarak, yudumlak çayı….   Birazda sen ağla , diye haykırıyor  şimdilerde bir adam ,taa derinlerden…. Yüzüm baharlara kuş  … Hüznüm ise  dağlara...

Read more

Dünya sevgi ile cok daha guzel dönecektir !

Dünya sevgi ile cok daha guzel dönecektir !

 

 Filmimizin orinal ismi The Soule Keeper dır, bunun türkçeye cevirisi ise Esir Ruhlar olarak yapılmıştır. Filmimizin konusu , psikoloji dünyasının, belki adı en az hatırlanan ama, en önde gelen isimlerinden biri olan Sabina Spielrein’ın gerçek hayat hikayesini  anlatmaktadır. Bu gerçek olan hikayemizde, Jung, Freud ve Sabina Spielrein arasındaki coğu gizli tutulan bağın olusturduğu gercekleri Sabina Spielreinın hasta olarak başlıyan ve daha sonra tıp eğitimi alıp,  psikoanalist olmasıyla devam eden  hayatı işiğinda görmekteyiz.

 

Sabina Spielrein Rusyanın Rostov şehrinde, varlıklı İsraıl kökenli bir ailenin cocuğu olarak doğar, 19 yaşına geldiğinde ağır bir depresyon teşhisiyle başhekimliğini profesör Bleuer'in yaptığı Zürih Burghölzli hastanesine yatırılır. Bu donemde Sigmund Freud'un öğrencisi olan Carl Gustav Jung, Sabina Spielrein durumundan sorumlu doktor olacaktır. Jung, Freud un psikoanalitik metodlarını ilk kez  Sabina üzerinde kendinide katarak dener. Bu karar hem Dr Jung un hemde Sabina Spielrein in hayatının gidişatını tamamen değiştirir.

 

Sabina Spielrein annesi ve babası tarafından akıl hastahanesine teslim edilmek üzere getirilir. Bu teslim edilişte, özellikle babasına büyük bir öfke duyduğunu açık bir şekilde his edilmektedir. Sabina cok ciddi bir  değersizlik duygusu  ve korku içinde ağlıyarak, “ben sizin fahişeniz degilim” der. Ailesinin ona yaptiğina o kadar büyük bir öfke duyarki, buna karşılık, çaresiz bir şekilde günlüğünü yazarken, çareyi kendini öldürerek aslında ailesini de cezalandırmış olacağına inanir.Günlüğünü yazarken, Annesine en cok sevdiği şarkı olan    Tumbalalaika yı bıraktığını söylerken, babasına gizli bir öfke duymaktadır.

 

Yağmursuz ne büyüyebilirki diyor Sabina Spielrein.

 

İlk Dr Jung yanına geldiğinde S. Spielrein günlüğünü yazmaya coktan başlamış oluyor. Jung’un ilk sorduğu soru niye kendini öldürmek İstedin sorusudur, S.Spielrein buna cevaben derki ; “ben kötü biri değilim”. Çünkü kanımca bir şekilde aile ortamında S.Spielrein hem kendini diştalamış görmüş, hemde babası tarafından siddette maruz kalmıştır. İşte bu yüzden sonuç itibarıyla S.Spielrein kendini değersiz his ettiği gibi, hiç kimse tarafından sevilmediğini düşündügü gibi, yaşaması için hiç bir motivasyonuda  kalmamıştir. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi getirilen hastahanede klasik iyleştirme yöntemiyle yaklaşılmaktadir. Bu yöntem ne yazıki hala günümüzdede bir cok ruh ve sinir hastalıklarını yaşıyan insanlara uygulanmaktadırlar. Bu yüzden icinde yaşadığımız uygarlığın bir cok konuda yanlış ve şiddet içerikli yöntemlerle yürütüldüğü gibi bu konudada hala insan gerçeğini sağlıklı, iyleştirici ve geliştirici yöntemlerle tedavi edilmediklerini bilmekteyiz.

 

Klasik iyleştirme methodun çok fazla şiddet içermesinden dolayı aslında ne yazıki ağır depresyon ve sorunlar yaşayan insanların sağlığına kavuşmasını sağlamaktan cok daha fazla sinir sistemlerini alt üst ettiğini ve olan yaşama dirençlerini daha kötü bir şekilde kırdığını görmekteyiz, oysa  insanin SEVGİ gibi cok daha iyleştirici ve şefkat gibi, olumsuzluklari positif bir duruma dönüştüren duygu ile yaklaşıldığında hem insanin sorunlari hemde yaşadığı depresyon ve sinir bozukluklarının iyleşme oranını cok daha fazla oldugunu görmekteyiz.

 

Siddettin ve hızlı sonuça ulaşma yaklaşımlarının insan ruhunda ne kadar derin tahribatlara yol açtiğini cok bariz bir şekilde fılmin kahramanımıza tek kelime ile yapılan ruhsal teste görmek mümkündür. Kar kelimesine karşılık; Arınmışlik, Ev kelimesine karşılık;anavatanı Rusya ,Baba kelimesine karşılık; Cezalandırılmak, kızkardes kelimesine karşılık; Mezarlık, (ve burada babasının kendisini ve kız kardeşini yaramazlık yaptıklarında nasıl cezalandirdiğını anlatmaktadır.)Sıçaklık kelimesina karşılık; Anne diye cevaplamaktadır.

 

Sabina Spielrein a her ne kadar Dr Jung, bu güne kadar uygulanan psikoanaliz yöntemlerinden vaz gecip yeni bir yöntem uygulayacaklarını söyleselerde zaman zaman Dr Jung dan habersiz S.Spielrein’e eski yöntem uygulanılır, ve bu yüzden bir kaç kere S.Spielrein hastahanede intihari deniyecektir. 

 

Ancak ne zamanki Dr Jung artık eski yöntemin kesinlikle uygulanmıyacağını söyler ve uygular, işte o zaman S.Spielrein gercek anlamda kendisini bir insan olarak his eder ve yavaş yavaş gerçekten iyleşmeye başarıyla başlar.  Bu iyleşmenin temel anahtarı insanca muamele gormeden ve tamamen içtenlikle değer görme kadar Sevilme duygusunun yoğun his edilmesiyle gelişir.

 

 

Oyleki S.Spielrein giderek daha önce yaşamadiği güven duygusu,insan olarak ciddiye alınma ihtiyacı, deger görme ve sevgi gibi kavramları, tüm benliği ile dolu dolu his ederek Jung a olan sevgisiyle yaşar. Bu bağlar geliştikçe S.Spielrein ‘nin positif enerjiside giderek ortaya yetenekler şeklinde kendini çıkarır ve gelişme sağlar.

 

Film kahramanımızın hem kendi kişisel yasam deneyiminden hemde daha sonra Lenin devriminin başında gittiği Rusyada sorumluluğunu aldığı beyaz Ana okulu ve orada uygulamalı verdiği psikoterapi cocuk eğitimi, bize hem cocuklara daha saglıklı bir eğitimin nasıl olması gerektiği sorusuna güzel bir cevaptır hemde hem insanın tum temel sorunlarına daha güzel cözümler üretmemiz açısından ciddiyetle üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçektir.

 

 

Adeta inandığı ve geliştirdiği teorisinin pratik halini burada çocuklar üzerinde uygulamaya başladi,  Çocukları yetiştirirken ne kadar özgür yetiştirir ve özgürlüğü öğretirsek o kadar sağlıklı insanlar yetistirecegimize inanıyor ve öylede uğraşiyordu. Ve Çocuklarin yaraticılığını ortaya çıkarması için her türlü aracı sevgi ve sefkat  yoluyla kulaniyordu. Bunu o kadar güçlü yapiyorduki, muzigin insan ruhu ve bedeni üzerinde ne kadar güçlü bir etki yaratığını pratik olarak uygulamali öğretiyordu.

 

1912'de Rus doktor Pavel Naoumovich Scheftel ile evlenir. Spielrein’ın çalışmaları Freud tarafından toparlanarak 10 yıl sonra kendi teoreminin aslını oluşturan varoluş ve ölümün iki eş parça oluşunu anlatır. 1920'lerin başında Jean Piaget, Sabina Spielrein'ın tedavisi altına girer. 1923'te Rusya'ya döner ve psikoanaliz ve çocuk psikolojisi dallarında döneminin en dinamik liderlerinden biri olur. 30'larda Stalin'in baskısı altında yaşamaya mahkum olur. 1942'de iki çocuğuyla birlikte Almanlar tarafından Rostov'un ikinci işgali sırasında öldürülür…

 

Film kahramanımız Dr Jung la bir Dialoğunda aynen şöyle söylemektedir :

dr Jung : Her yerde Sevgiyi görüyorsun, değil mi?
Sabina Spielrein : Dünyayı döndüren kuvvet o.
Kendiniz de söylemiştiniz,
Sevgisiz tedavi olmaz diye.

Bu filmi mutkala izlemenizi tavsiye ederim, çünkü bu filmden öğrenilecek çok şey var diye düşünüyorum.

 

Yönetmen : Roberto Faenza
Senaryo : Gianni Arduini
Oyuncular : Iain Glen, Emilia Fox, Caroline Ducey, Craig Ferguson, Jane Alexander
Filmin Türü : Drama, Romantik
Orijinal Adı : Prendimi L'anima /the soule keeper
Yapımcı Firma : Cowboy Films
Yapım Yılı : 2003
Yapım Ülkesi : İtalya / Fransa / İngiltere
Orijinal Dili : İngilizce/İtalyanca
Filmin Süresi : 90 dakika
 

Kazım Cavuldak 

16 aralık paris