'Kürt filmleri Kürdistan adına temsil edilmiyor'

Diyarbakır, 13 Aralık (AKnews) – Kerküklü Kürt Yönetmen Hîşam Zaman, Kürt filmlerinin uluslararası platformlarda Kürdistan adına değil, gittiği ülke adıyla anıldığını belirtti.
Diyarbakır'da yapılan ve "Bir Soru Olarak Kürt Sineması" başlığı altındaki metodolojik oturumla son bulan Uluslararası Kürt Sinema Konferansı'nda söz alan ve Norveç’te yaşayan Kürt yönetmen Hîşam Zaman, uluslararası festivallere götürülen Kürt filmlerinin Kürdistan adı ile anılmadığını belirterek, “Kürdistan'da bir yönetim şekli olmasına rağmen, bir sinema bölümü olmasına rağmen yine de Kürt sineması nedir? diye sorgulanması Kürdistan'ın bir ülke olarak tanınmayışındandır”dedi.


Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda yapılan oturuma yönetmenler, akademisyenler ve sinemaya ilgi duyanlar katıldı. Oturumun açılış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir sözlerine Kürtler için tarihi bir günün yaşandığını söyleyerek başladı.
Baskı altında olan bir halkın iktidar güçleri tarafından tanınmadığına vurgu yapan Baydemir “Ezilen bir halkın direnişi kültürün ve sanatın diliyle daha da güçlü hale geliyor. Her ne kadar baskı ve zulüm altında yaşanırsa yaşansın, eğer bir halk sanatı ve kültürüyle yaşayabiliyorsa bu alanda üretim yapabiliyorsa, sinemasını yaratabiliyorsa şuna inanmalıyız ki o halk gelecekte özgürlük ve eşitlik arzusuna kavuşabilecektir” dedi.

Kürt sinemasının konumuna ilişkin merak ettiği sorular olduğunu belirten Baydemir şöyle konuştu: “Acaba Kürt sineması nedir? Şimdiye kadar Kürtlerin yaşamı olduğu topraklardan sürgün edilip, göçmen olarak dünyaya dağıldıklarını biliyoruz. Hükümetler açısından eğer onlar İran'dan gitmişlerse İrani, Türkiye'den gitmişlerse Türk, Arap ya da Fars olarak tanınıyorlar. Politik olanlar ise politik suçlu kimliğiyle adlandırılıyor. Türkiye Kürtleri'nin sinemasına baktığımızda Kürtler kaba, kırık bir Kürtçe ile konuşturulan ya da kötü rolleriyle tanınırlar. Kürtleri bu kaba, kötü ve cahil bir görünümle anlatıp yansıtmaya çalışıyorlar. Acaba bu mudur Kürt sineması? Bunu nasıl çözebiliriz?”
Konferansın Kürt sinemasının geleceği için önemli bir tarihi adım olacağını belirten Baydemir “Umuyorum ki bir bağımsız Kürt sineması kurulur” diye konuştu.

Ardından Kemal Yıldız'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda konuşan yönetmen Miraz Bêzar, Türkiyeli bir Kürt olarak Almanya'da yaşadığını ancak 25 yıl sonra film çekmek için Diyarbakır'ı tercih ettiğini söyledi. Bêzar, “Çünkü bu benim Kürt olmamın bir parçası. Sinema benim için ticari değil, yönetmen sinemasıdır. Derdi olan bir yönetmenin filmi de kişiliğiyle bağlantılıdır” dedi. Kürtlerin farklı ülkelerde yaşadıklarını söyleyen Bêzar, Kürt sinemasının da halkı gibi parçalanmış durumda olduğunu belirtti. Kürt sorunu yokmuş gibi davranıp her şeyi kolaylıkla anlatamadıklarının altını çizen Bêzar, “25 yıl Almanya'da yaşasam da Diyarbakır'da film çekme özlemim oradan doğuyor” dedi.

Kürt Yönetmen Hîşam Zaman ise 16 yaşına kadar Kerkük'te yaşadığını ve ülkesinde üç savaşa tanıklık ettiğini söyledi. Filmlerinin siyasi nitelikli olmamasına rağmen Norveç'e sunduğu filmle ilgili bir gazetecinin kendisine, “Nerelisin? Geçmişin nedir?” ve “Norveç'e ne zaman geldin” şeklinde sorular yönelttiğini söyleyen Zaman, “Filmimin ne anlattığına ilişkin soru sormamıştı. Norveç doğumlu değildim. Saddam rejiminden kaçmıştım. Kendi dilimizi konuşamadık. Korku, gerilim çok büyük. Siyasi noktada ele almak istemiyorum ama biz dünyayı değiştiremeyeceksek sinema yapmamızın önemi yok” dedi.

Uluslar arası festivallere götürülen Kürt filmlerinin Kürdistan adına değil de İran'dan gidiyorsa İran filmi, Irak'tan gidiyorsa Irak filmi olarak adlandırıldığını söyleyen Zaman “Kürdistan'da bir yönetim şekli olmasına rağmen, bir sinema bölümü olmasına rağmen yine de Kürt sineması nedir? diye sorgulanması Kürdistan'ın bir ülke olarak tanınmayışındandır” dedi. Filmlerinde göç eden Kürtleri, Kürt kültürünü ve geleneklerini anlattığını söyleyen Zaman “Benim kimliğim bir ağaç gibidir. Onu nereye taşırsanız taşıyın kökleri nereye aitse orada olmayı sürdürecektir” dedi.

Yönetmen  Hesên Elî,de Kürt sinemasının dağıtım kanallarının eksikliğinden söz ederek “Kürt filmlerini dağıtacak ne bir şehir var ne de bir gelir elde ediliyor. Buna rağmen yine de Kürtler adına iyi bir başlangıçtır” Hesên Elî yaşadıkları coğrafyanın tanıklıklarından yola çıkarak binlerce eserin ortaya çıkması gerektiğinin altını çizdi.

AKnews