Festivalde 7 Kürt Filmi

 

Bu yıl 30. yapılacak İstanbul Film Festivalinin açıklanan programına göre, festivalde çok sayıda Kürt filmi de izleyicilerle buluşacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivali bu yıl 30. yılını kutluyor.

Bu yıl ki festivalde 21 bölümde altında toplam 230 filmin izleyicilerle buluşurken, Uluslararası Altın Lale, Ulusal Altın Lale ve FACE İnsan Hakları yarışmalarında filmler yarışacak. 

İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülleri bu yıl Türkiye Sineması’na imzasını atan dört büyük isme veriliyor: Yönetmen Yusuf Kurçenli, görüntü yönetmeni Ertunç Şenkay ve Türk Sineması’nın unutulmaz isimleri Metin Akpınar ile Zeki Alasya. 

Yusuf Kurçenli’nin benzersiz filmlerinden Karartma Geceleri ve Zeki Alasya ile Metin Akpınar’ın başrollerinde oynadığı Zeki Ökten imzalı Güle Güle de festival kapsamında gösterilecek.

30 YAŞ KİTAPÇIĞI

Festival 30. yılını kutlaması vesilesiyle arşiv niteliği taşıyan özel bir kitap hazırlandı. “30: 20 Yönetmenden 30 Yıl” adlı kitapta, festivalin kişisel tarihimizde oynadığı rol, festivalle büyümüş, sinemayı bu festival sayesinde keşfetmiş 20 yönetmenin gözünden anlatılacak. 

Kitapta, yönetmenlerin, İstanbul Film Festivali’nde izlediği ve etkisinde kaldığı birer film üzerine yazdıkları yazıların yanısıra, yerli ve yabancı film eleştirmenlerinin, bu yönetmenlerin sinema sanatıyla seçilen film arasındaki bağlantıyı konu alan değerlendirme yazıları ve festivalin otuz yıllık serüveninin anlatıldığı söyleşiler yer alıyor. 

ALTIN LALE HEYECANI

Festivalin en önemli ödülü Altın Lale ödülü uluslararası yarışma bölümünde mücadele edecek 12 filmden birincisine ödül olarak 25 bin Euro verilecek.

Jüri Başkanlığını Claire Denis’in yaptığı festivalde, Kanada, Mısır, İspanya, Fransa, Çin, Brezilya gibi ülkelerden filmlerle birlikte Türkiye’den de Seyfi Teoman’ın son filmi “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” filmi yarışacak.

‘PRESS’ ULUSAL YARIŞMA ÖDÜLÜ PEŞİNDE

Altın Lale Ulusal Yarışma bölümünde ise 14 film var. Bu bölümde En iyi film, yönetmen, erkek ve kadın oyuncu ödülleri de verilecek. 

Ayrıca 90’lı yıllarda Kürt gazetecilerinin cesur çalışmalarını yansıtan Sedat Yılmaz’ın “Press” filmi de Ulusal Yarışma bölümünde ödül almaya çalışacak.

17 yaşındaki Fırat karakteri üzerinden Kürt gazetecilerin yaşadıklarını anlatan “Press” aynı zamanda Festivalin “FACE” (Avrupa Konseyi Sinema Ödülü) bölümünde de aday. 5 yıl önce festival kapsamında verilmeye başlanan FACE ödülü için heykelcikle beraber 10 bin Euro’luk para ödülü de veriliyor. İnsan hakları üzerin çekilen, insan haklarını ön plana çıkaran filmlerin içinde bulunduğu FACE yarışmasında 10 film var. 

Bu yıl 123’ü Avrupa, 50’si Kuzey ve Güney Amerika, 20’si Uzakdoğu’, 11’i Orta Doğu ve 56’sı Türkiye’den olmak üzere toplam 238 film gösterilecek.

FESTİVALDE KÜRT FİLMLERİ

Festival kapsamında çok sayıda Kürt yönetmenin filmi de bulunuyor. 12 Eylül askeri darbesi, Kürt mücadelesinin önemli bir süreçten geçtiği 1990 yılları Kürt filmlerinde bulmak mümkün. İşte o filmlerden bir kaçı:

Meş / Yürüyüş

Yönetmen: Şîar Abdi

Dili: Kürtçe

90 dakika

Darbenin ortasında Xelilo adlı bir deli ve çevresini sarıp sarmalamış çocukların yarattığı alternatif bir dünya… “Meş” Mardin’in Nusaybin ilçesinde 12 Eylül 1980 darbesi üzerine çekilmiş, o dönemin karanlık günlerini gözler önüne seriyor.

Kayıp Özgürlük

Yönetmen: Umur Hozatlı

Dil: Türkçe-Kürtçe

91 dakika

1990’hı yılların ortalarında İstanbul’da bir sabah Deniz Şahin adlı bir genç evinin bulunduğu sokakta silahlı siviller tarafından kaçırılır. Film JİTEM’li yıllardan ilginç bir öykü sunuyor izleyiciye.

Diya Min Aştî Dixwaze / Anne Barış İstiyor

Yönetmen: Aziz Çapkurt

Dili: Kürtçe

52 dakika

Savaşın büyük yıkım ve acılarını yaşayan insanların her şeye rağmen barış isteklerini, çocuklarına kavuşma isteklerini gözler önüne seriyor. İstanbul, İzmir, Mardin ve Diyarbakır’da geçen film, oğlu on altı yıldır siyasi mahkum olarak cezaevinde yatan, oğlu İstanbul’a göç etmiş ve oğlu askerde olan üç anneyi izliyor.

Rewşen

Yönetmen: Cemil Oğuz

Dili: Kürtçe

50 dakika

Türkiye’de 1990’lara kadar “Kürt” kelimesi kullanmak bile yasakken 1991 yılında 2932 sayılı yasanın değişmesiyle birlikte Rewşen dergisi yayın hayatına başlar. Rewşen ilkin Türkçe-Kürtçe yayımlarken birkaç yıl sonra tamamen Kürtçe yayımlanır. Kürt aydınlanması için önemli görev üstlenen Rewşen, Kürt dili içinde önemli adımlar attı. Rewşen belgeseli, 90’lı yıllardan 2000’li yıllara kadar süreci gözler önüne sererken, söz konusu dönemde Kürtçenin gelişimi ve yaşanan önemli olaylara da tanıklık ediyor.

Destaneke Serhildanê: Bêrîvan / Bir Başkaldırı Destanı: Bêrîvan

Yönetmen: Aydın Orak

Dili: Kürtçe

50 dakika

1992 yılında binlerce insanın hiç beklemedik bir zamanda direnişe geçip ölünme çatıştığı Newroz kutlamalarında bir kadın dikkat çeker. Başından çıkarmadığı beyaz kefisiyle sık sık görüntülenen ve o kitleyi yönlendirmesiyle dikkat çeken bu kadın, yoğun işkencelerden geçmiş Berîvana Cizîrî’nin kendisidir. Filmde Cizre olayları ve 1992 Newroz’u gözler önüne seriliyor.

Ölü Canlar 

Yönetmen: Murat Özçelik

Dili: Kürtçe-Türkçe

90 dakika

Yönetmen Murat Özçelik kendi hayatını anlatıyor. 17 yaşında lisede okurken cezaevine giren Özleçik, 1999’da Ulucanlar Cezaevi’ne yapılan ve 10 tutuklunun öldüğü silahlı operasyonda ağır yaralanır. Televizyonlarda ilk haberlerde ismi öldürülenler içinde geçer. Annesi bu haberle sarsılır ve cezanesini almak için Ankara’ya gider. Daha sonra oğlunun ölmediği, Amasya cezaevine gönderildiğini öğrenir. Belgesel o dönemi tekrardan yaşatıyor.

PRESS 

Synopsis

’90’lı yılların ilk yarısında çatışmaların yoğun yaşandığı günlerde, bir avuç gazeteci Diyarbakır’da yaşanan insan hakkı ihlallerini dünyaya duyurmaya çalışmaktadır.

Büronun teknik olanaksızlıkları yetmezmiş gibi her türlü engellemeyle karşılaşırlar. Gazetecilerin en basit işleri bile onlar için aşılması zor engeller haline gelir. Çektikleri fotoğrafları bastıracak yer bulmak ya da fotoğrafları İstanbul’a göndermek için sürekli karşılarına çıkan engelleri aşmak zorundadırlar. Gazetecilik onlar için profesyonellik gerektiren bir iş olmaktan çıkmış, ölüm kalım meselesi haline dönüşmüştür.

Ancak büro çalışanları işlerini yapmaya devam ettikçe baskılar da giderek artmaktadır. Kimi kaçırılıp tehdit edilir, kimi sokak ortasında öldürülür, büroları polisler tarafından basılıp dağıtılır. Kimi baskılara daha fazla dayanamaz, büroda çalışmayı bırakır.

Film, tüm bu sıkıntılı süreçte eleman eksikliğinden dolayı 17 yaşında gazetecilik yapmaya başlayan Fırat'ın yaşananlar karşısındaki duruşunu anlatıyor. 


FİLMİN KÜNYESİ 


YÖNETMEN & SENARYO: SEDAT YILMAZ
___________________


GENEL KOORDİNATÖR: Ufuk TAMBAŞ
YARDIMCI YÖNETMEN: Ferit KARAHAN
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Demir GÖKDEMİR
SANAT YÖNETMENİ: Nevim DOĞAN
REJİ ASİSTANI:Ömer ABAY
KAMERA: Mustafa ÇELİK, Mehmet ERKMEN
KAMERA AST: Erdal BEKTAŞ
SES : Ferit KARABİNA
SES AST: Batuhan EKŞİOĞLU
IŞIK ŞEFİ: Arda Çağlar ERKMEN
IŞIK AST: Burak SAÇLI
MAKYÖZ: Esra BAKAR
GRAFİK: Uğur MATBAN
DANIŞMAN: Bayram BALCI



ANF NEWS AGENCY-sinemadicle