NEFES ( filme iliskin basindan bir yorum)


NEFES E ILISKIN BIRKAC SÖZ
 gösterime girdigi günden beri en cok gise yapan film olmasina ragmen,NEFES adli filmin türk izleyicilerini (milliyetcilerini) tatmin etmedigi basina yansiyan yorumlardan anlasiliyor.ülkemiz kürdistanda 30 yili askindir süren savasi konu alan bu film kuskusuz ne ilk nede son olacak.birisi konuyu islerken kisisel milliyetci kaygilarindan arindiracak kendini,birisi kendi beklentilerini katacak.birileri askeri guclu birileri askerinde ölebilecegini isleyecek.

Taki gercek olan tüm asikarligi ile ortaya cikincaya dek.anlasinlan oki film bir cok hata barindiriyor.milyondolarlik giderleri olsada savas i konu alan bu filmde sadece türk tarafinin olmasi kafa karistirmis.bir savas islenmis ama kime karsi islendigi karakterlerle desteklenmemis deniliyor.

Bolca kulak kesme ve kafa koparma sahnelerini bekleyenler ummduklarini bulamadan dönmüstür simdi filmden.öyleya onlara göre türk askeri korkmaz,ölmez.:)

Filmde ortak senarist olarak adi gecen levent semerci  icin her nekadar askerligini benzer bir yerde kürdistanda yapmis deniliyorsada izleyenlerden gelen yorumlar  filmin doyurucu olmadigi yönünde.film gise basarisi sanirim  izleyicinin bir ilkle tanisma istemi ve savasi nasil adlandirma gerektigi kaygisi.filmin konusuna iliskin yazilan su sözler  yapay türk milliyetciligini cok iyi ifade etmis.''Kendilerinin neyi beklediğini bilmeden günlerce aylarca beklediler Karabal Tepede....''
SiNEMADiCLE

ASAGIDAKI YORUM FILME ILISKIN BASINDAN ALINMISTIR.

Öncelikle filmin fragmanına kanıp aksiyon sahnelerin  fazlaca olduğu bir film izleyeceğini düşünenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Ek olarak açılım sürecinde, olumsuz düşünceleri olan kitleye katharsis olabilecek bir film değil. O yüzden milliyetci düşüncelerle  destek amacıyla bu filmi izleyenlerin film çıkışı, bekledikleri doyuma ulaşabileceklerini sanmıyorum.

 

Film, tanıtım görüntülerinden aşina olduğumuz kar üzerindeki çatışma sahnesiyle başlıyor. Bu çatışmada iki askerini kaybeden Yüzbaşı Mete’nin filme konu olan karakola gelmesiyle  karakterleri tanımaya başlıyoruz. Film boyunca belli bir karakteri oluşmayan ( ya da oluşturulamayan ) Yüzbaşı Mete rahatsız edici bir tip.  İlk defa çatışmaya girmiş ya da ilk defa askerini kaybetmiş bir komutanmış gibi iki askerini kaybettiği çatışmayı takıntı haline getiriyor. Saldırıyı gerçekleştiren terörist ile  kişiselleştirilmiş bir mücadelenin içine giriyor. Filmin sonlarına doğru iktidarsız ( çocuğu olmayan ) olduğu bilgisinin de verilmesi bu karakteri iyiden iyiye sorunlu biri haline getiriyor. Başta da dediğim gibi ordu içindeki konumunu da göz önüne alındığında rahatsız edici bir tip.

Askerliğini yapmamış biri olsam ve filmi izlesem tüm Türk Askerinin ödlek olduğunu düşünürdüm. Telsizden duyulan çatışma seslerini duyunca, korkudan gözleri fal taşı gibi açılmış biçare insanlar. Filmin başlangıcındaki sahnede saklandıkları ( siper aldıkları değil ) kayaların arkasından kafasını bile çıkaramayan ödlekler mangası. Mutlaka bir birlik içinde bu tür özellikleri gösteren asker çıkabilir ama Yüzbaşı Mete’nin dahi kafasını çıkaramadığını itiraf etmesi Türk Askerini küçümser nitelikle. Filmin ikinci yarısındaki rütbeli bir komutanın nişangahını ayarlamak için boşluğa ateş edişini daha önceden görmelerine rağmen her silah sesiyle oldukları yerde korkudan irkilen askerlerin görüntüsü tam bir komedi.

Filmin başında telefon bağlantılarına sızarak sesinden tanımaya başladığımız “doktor” kod adlı terörist , sürekli bir gizem içinde. Filmin sonuna doğru gölgesinin gösterilmesi “doktoru”  adeta yüceltiyor.  Ayrıca yüzbaşı Mete’nin “savaşta haklı taraf yoktur” sözü de başlı başına bir saçmalık. Savaş iki ülke arasında olur. Film’de Türkiye’den başka bir ülke ismi duyamadım.

Filmde rahatsızlık veren başka bir bölüm ise yaralı olarak ele geçirilen kadın teröriste yapılan manasız işkence. Manken kadar güzel olan kadın teröriste grup liderinin yeri soruluyor. ( Soldan üçüncü kayayı geçiyosun çeşmenin yanındaki  mağara mı desin. ) Yaralı kadın zaten kan kaybından konuşamaz durumda,  türkçeyi bilip bilmediği ayrı bir muamma.

Film çatışma sahneleri dışında tekrarlarla ve gereksiz yere uzatılmış ( telefon görüşmeleri ) sahnelerle dolu özellikle hızlandırılmış bulut görüntüleri ( ne kadar estetik olursa olsun ) baygınlık getiriyor. Filmdeki hızlandırılmış bulut  sahneleri birleştirilip, fon müzik olarak  güzel bir ilahi eklense, ramazan ayında yayınlanmak üzere iki  tane ilahi klibi çıkar. Film yeniden kurgulanarak tv filmi olarak 50 dk olacak şekilde kısaltılsa daha canlı ve hareketli olabilir. Şişirme sahnelerle   127 dk süren film bana çok daha uzunmuş gibi geldi.

Filmin en iyi yanı görsel efektleri ve görüntü yönetimi. Karakola inen helikopterin camdan yansımasının olduğu sahne dışında hiçbir dijital efekt sırıtmıyor. Çatışma ve patlama sahneleri, makyaj gerçekten başarılı.

KAYNAK: bizimavi.com